Adaletin boynu büküldü şimdi ise kırılmak isteniyor.

Hayatımız bir filtreleme dönemine girmek üzere. Dünyayı yönetmek isteyenler hızla ilerliyorlar. Ve şeytanla işbirliği içerisindeler.

İnsanlığı yok etmek ve insana sahip olmak isteyen başka insanlar kötülüklerle birlikte.

Şu dünyaya bir bakın yaklaşık 9 milyar insan yaşıyor ve ne kadar insan yaşadı bilinmiyor.

Arkasından yönetenlere bir bakın hep aynı ve hep aynı tohumun verdikleri. Peki bunun sebebi nedir?

Düşük bir zeka mı? Çalışmayan bir beyin mi? İlerlemeyen bir akıl mı?

Siz gelip gidiyoruz derken, her gelen daha fazla acı ve günahkarlıkla geliyor.

Her gelen cehenneme gitmek için daha fazla hak kazanıyor.

Hayatımız da yüz yıllar önce ekilmiş kötülük tohumları var.

Bu kötülük tohumları ile bir takım insanlar yada insan gibi görünen yaratıklar dünyayı yönetmeye çalışıyorlar.

Gerçekte insan ne kadar zayıf ve aciz olduğunu bilmiyor. Buna rağmen hükmetmekten vazgeçmiyor.

Sahip olduğu inancın dışında hesap vereceği konu hak yani adalet olmasına rağmen, dünyaya geldiğinden beri bunu bir türlü sağlayamadı.

Çünkü gözle görülür, elle tutulur ve kulukların duyduğu bir eşitsizlik söz konusu,

Allah nezdinde insanların eşit ve hak sahibi olması gerektiğini bilmesine rağmen bunu sağlayamaması ise çok düşündürücüdür.

Bizleri yönetenler aslında bizleri değil kendilerini yönetmektedirler.

Çünkü yönetim de tüm bireyler bir bireydir ve her birey hak sahibidir. Bireyler toplumu, toplumları halkları, halklar ise bir devlet oluşturmaktadır.

Devletler ise insanlığı meydana getirmektedir.

Bunun bilinmesine rağmen çarkın halen farklı dönmesinin nedenleri, bireyin cesaretsizliğı, toplumun korkaklığı ve devletin güçsüzlüğüdür.

Dünyayı yönetmek isteyenler insanların bu çaresizliğini, korkaklığını ve güçsüzlüğünü kullanarak farklı yöntemler uygulamaya başladılar.

Bu insan gibi görünen yaratıklar, bir kaç kişiden küçük bir topluma, küçük bir toplumdan halk haline gelerek tek bir devlet olma peşindeler.

Bunu başarmak için kendisine bağlı bireyleri birleştirdirler. Daha sonra firmaları, daha sonra markaları, daha sonra da gruplar haline gelecekler.

Tabi bu sistemin işlemesi için iletişim kaynaklarının en iyi şekilde kullanımlaması gerekiyor.

Zaten iletişim onların elinde. İletişimi daha iyi ve daha etkin kullanmaları an meselesi.

Artık filtreleme sistemine geçecekler. Ticarette yaptıkları filtreleme yöntemini günlük hayata taşıyacaklar.

Konuşmalar, görüşmeler, yazışmalar, mailler, teknoloji tarafından süzülecek. Ve bunu yasal hale getirecekler.

Bunun için bir çok gerekçeleri olacak. Ve hayatınıza dokunacaklar.

Hayatınıza dokundukları an özgürlüğünüzü kaybedeceksiniz.

Allah’ın size verdiği özgürlüğü ve adaleti.

Zaten adaletin boynu bükülmüştü. Ve artık bu boyun kırılmak isteniyor.

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir