Ben yalnızlığı toprağın altında arıyordum…

Toprak ki ne toprak bedenini sarıp ruhunun derinliklerine kadar inecek,
Kokusunu hissetiğinde senin tüm kirli kokunu söküp atacak.
Sarıp sarmalayacak hem soğutacak hemde belki biraz da yakacak.
Belki de seni birlikte olduğu arkadaşları ile tanıştıracak…

Zaman geldiğin de üstüne atacakları toprakla bunları hissedeceksin.

Baş ucunda ağlayanlar, borçlular alacaklılar tepende dikilmiş seni izliyor olacaklar.

Sonra bir kaç tanesi el açıp bildiği duayı okuyacak.

Bazıları ise senin toprakla tanışmandan sonra ölümü hatırlayacak ve korkacak.

Ne için korktuğunuda bilmeyecek.

Hemen evine gider gitmez cehenneme gitmemek için bir kaç dua öğrenecek.

Bir gün onun üzerine toprak atılacağını da düşünecek.

Toprağın altında iken sende üstündekileri göreceksin.

Onlara el uzatmaya çalışacaksın, onlara bir şeyler söylemeye çalışacaksın…

‘Üzerime bir şey koymayın’ demek isteyeceksin. Sadece ‘toprak olsun’ diye haykıracaksın.

Ama onlar seni duymadığı için bildiklerini yapacaklar ve seni toprağın altındada yalnız bırakmayacaklar.

Sense o zaman anlayacaksın yeniden bir zaman hayata geleceğini ve yaşam için hesap vereceğini.

Seni toprağa gömenler ise hiç bir şey olmamış gibi hayata devam edecekler, taki onların zamanı gelene kadar.

Toprağın altında üzülmeyeceksin. Zaten gerçek hayatta da yanlızlaştırılmıştın. Ama sen bunun farkında değildin.

Onun için toprağın altında yalnızlığı arama çünkü asla yalnız olmayacaksın.

Yaşarken yaptıkların seninle olacak. Onlarla hesap kitap işine gireceksin.

MAG’ün Hayata Bakış Açısı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir