Bermuda Şeytan üçgeni gibi bu sistemi kuranlar…

  • Bakınız ‘Düzen’ demedim. Sistem dedim sistem ayrıdır düzen ayrıdır…Sistem bir takım insanlara veya yapıya karşı oluşturulmuş organizmadır. Örümcek ağı gibi bir takım yerleri kaplamış ve kontrol altında tutan kendini akıllı zanneden insanların düzeneğidir.

Londra – İstanbul – İzmir ve ben tabi bir de arada Indialılar var. İnanması güç ama gerçeklerin ve tespitlerim sonucu budur. Bireysel kontrol kobaylarından biri olarak bunu çözmem ve deşifre etmem arkadaşların zoruna gidiyor.

Tabi bu olayları anlamak ve kavramak için biraz geri gitmeliyiz. Aslında bu bireysel Kontrol Mekanizması temelleri 2005 yılında atıldı. Çünkü iktidara gelen parti Türkiye zeminine yeni yeni yerleşmeye başlamıştı. Her şey tazeydi ve halkın % 50 sine yakını mutluydu. Bunu bilenler çok iyi içeri girdiler ve sistemi kurmaya başladılar.

Bu sisteme entegre olmuş insanlar öyle derinden ve sessiz ilerlediler ki çıtları çıkmadı sadece nefes alıp verdiler. Ama ne döndüğünü çok iyi biliyorlardı.

Zaten hiç birşey yapamazdınız çünkü daha Adliye dediğiniz güya Adalet Mekanizmasının sağlanacağı yerde ne bir Bilişim Savcısı ne de bir Bilişim Avukatı vardı. İşin komik olan yanı ise kontrol sisteminin kırılmasını Bilişim Suçu olarak tanımladılar. Ne kadar komik değil mi? Suçun adı bilişim fakat olayı araştıracak Savcı ve Avukat yok…hatta hakka hukuka tecelli ettirecek bir kanun maddesi…

Daha komiği Bireysel olarak kontrol altındayım dediğim de konuyu anlamadılar ve herşeyi bana yorumladılar. Bazıları ise sen kimsin dediler, arkanda kimler var dediler, nereden alıyorsun bu cesareti diye araştırmaya başlayıp yazılarımı incelediler. Ne yapalım beyin bu kadar basıyordu…

Her neyse bunu kavrayamayanlar bir Bilir Kişi raporu ile olayı kapattılar. Emniyet Müdürlüğüne çağrıldığımda ise benden bilgi istediler…Düşünün ki mekanizma yerleşirken Emniyetin bile haberi olmadı. E onlar ne yapsın hepsi gelen emirleri uyguluyor.

Bireysel Kontrol Mekanizması’nı Serverlar yani makineler ile başlatanlar, yazılımlarını daha da geliştirerek bunu cep telefonlarına aktardılar…Sonra bir de baktınız ki telefonlar çalmıyor, yıllardır görüştüğünüz insanların telefonları yok oluyor, hatta onu bırakın bir takım insanlar sizi arıyor sizinle iş yapmıştık diyorlar tabi sızıntı deliğinden geçtiğinde…adınıza sözleşmeler bile düzenlemişler ya,  bu kadar olmaz dediğiniz zaman geldiğinde artık çaresiz kaldığınızı anlıyorsunuz…Daha sonrası sormayın aldı başını gitti.

Şimdi ise ah anam bizi dinliyorlar ah babam bizi gözetliyorlar diyenlere gülüyor ve büyük bir olaymış gibi kahkaha atıyorum. Balıklama atladığınız teknolojiyi araştırma gereği duyup da bunun hakkında bir şeyler söyleyenleri dinlese idiniz…Bugün virüs ile değili ne ile karşı karşıya olduğunuzu çok iyi anlardınız…

Siz yazılanları halen bireysel algılmaya devam edin…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir