Bir arayış içerisinde misiniz?

Arayan ya bulur yada bulunur. Siz bulunanlardansınız. Çünkü aramadınız ve bulamadınız.

Kendinizi, benliğinizi ve gerçekliğinizi arıyorsunuz. Tabi arayanlar için söylüyorum. Diğerleri zaten bulunmuş olanlardır.

Birileri sizi buldu. Çünkü siz aramak yerine aranmayı tercih ettiniz.

Bir arayış içine girmemeniz de yaptığınız tercihlerden kaynaklanıyor.

Sizi bulanlar afedersiniz sizi kullanmakla yetmiyor, arayış içerisinde olanları da sizi kullanarak kullanıyorlar.

Kullanılmanın nasıl bir durum olduğunu anlamanız için kendinizi bulmanız gerek.

Kendinizi bulmanızda aramak ile ilişkilidir.

Bırakın başkalarını aramayı önce kendinizi bulun. Bulun ki gerçeklerle yüz yüze kalarak insani değerlerin hangi vasıflarda olduğunu göresiniz.

Etrafınıza bir bakın ne görüyorsunuz? Fiziksel yapının dışında bir şey göre biliyor musunuz?

Oluşturulan bu fiziksel yapı size ne veriyor?

Hiç bir şey. Görüş alanınızı daraltıyor. Algılamalarınızı kısıtlıyor. Bakış açınızı minumum seviyeye düşürüyor.

Daralan görüş, kısıtlı algılama ve minumum bakış açısı sizi asla bir aramaya itemez. Sadece bulunursunuz.

Kaybolmuş bir zombi gibi.

Sizi bulanlar öyle yerlerde yaşıyorlar ki baktıklarında bir çok yeri ve bir çok alanı görüp sizi orada kapana kısılmış bir fare gibi buluyorlar.

Evet. Yaşam şekliniz ve hayatınız aynen bu şekilde.

Hiç bir üstünlüğü kalmamış bir zombi gibi oradan oraya yalpalıyorsunuz.

Size nasıl ve neden bu hale geldiğinizi anlatmayacağım, ki zaten bunu biliyorsunuz. Ama kabul etmek zorunuza gidiyor.

Zaten bende tam anlatamam çünkü ben yoktum. Ama siz vardınız.

Sizin varlığınız ve hayatınız beni bir arayış içine soktu.

Her kendimi aramamda karşıma siz çıktınız.

Anladım ki önce sizi bulmam gerekiyordu. Çünkü ben zaten bulunanlardandım.

Beni bulmuşlar ve kullanıyorlardı.

İşte benim hikayem bu şekilde, kendimi ararken sizi bulmuştum.

Meğer zaten ben bulunmuşum. Ancak arandığım zamanı hatırlamıyordum.

Bunun tek sebebi de beni bulanlar tüm arayışlarımı yok etmişlerdi. Yine de küçük bir hava deliği kalmıştı. İşte oradan yazıyorum…

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*