Bir kontrol mekanizmasının içine doğru çekiliyoruz.

Sanal Matrix’i yaşamaya başladık.

Rutin birer robot haline getirildik.

Yeni dünya düzeni dedikleri bu olsa gerek.

İnsanlar, kıyamet yakındır diyorlar.

Heyecanla izlediğiniz filmlerdeki dekorlar sadece dekor değil.

  • Siz, ekmek parası kazanacağım diye didinirken, bir takım insanlar beyinlerini çalıştırıyor.
  • Siz, ev ve araba sahibi olacağım diye hakka hukuka tecavüz ederken, birileri yaşamak için başka gezegen arıyorlar.
  • Siz, eğitim düzeni ile sürekli oynarken, birileri insanların beyinlerine cip yerleştirmeyi planlıyor.

Yeni dünya düzeninde kısacası siz yoksunuz.

Sizin varlığınız dünyayı yönetenler için geçici bir formaliteden başka bir durum değil.

Onlar, yavaş yavaş içimize yerleşip hayatımızı ele geçirdiler.

Siz ise uyanmamakta ısrar ediyorsunuz.

Beyninize müdahale edildi farkında değilsiniz.

Siz, teneffüs ettiğiniz havanın bile değiştiği anlamadınız.

Esen rüzgarın canınızı yaktığını hissediyorsunuz ama neden olduğunu düşünmüyorsunuz.

Şu sorulara cevap verin…

 

Neden suya para veriyorsunuz?
Neden tüm yiyecekler hormonlandı?
Neden her insana bir mail adresi zorunlu hale getirildi?
Neden her insan bir cep telefonu kullanmak zorunda?
Neden masamızda bir bilgisayar var?
Neden insanlar yalnızlaştırılıyor?
Neden cep telefonları dinliyor?
Neden her yere kamera yerleştirildi?
Neden birileri bizi gözetliyor?

Daha size binlerce soru sorabilirim.

Sadece kontrol mekanizması için. İnsanı kontrol eden dünyayı kontrol eder. Dünyayı kontrol eden, inancı kontrol etmek ister.

Bu kadar basit olmasına rağmen, anlamamanızın nedenleri olmalı.

Üzülmeyin, bir süre sonra siz bu kontrol mekanizmasının içinde olmayacaksınız.

Size göre, nasıl olsa bir gün öleceğiz ve bir zaman kıyamet kopacak.

O zaman gidin şimdi ölün. Neden yaşıyorsunuz ki.

Sanki öldükten sonra dirilmeyeceksiniz. Sanki kıyamet kopunca her şey yeniden yaratılmayacak…

Anlaya bildiniz mi? Anlamakta zorlanmanızın nedenlerini zaten bir çok kez yazdım.

Ama siz halen anlamamakta ısrar ediyorsunuz.

Bence birinin zihninize dokunması gerek. Ya da zihninizi fabrika ayarlarına döndürmeliyiz.

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir