Biraz hayata katkı da bulunur musun? lütfen.

Örneğin; doğruları söyleyerek, adaleti savunarak, samimi olarak.

Hayat; tv lerde gördüğün gibi değil. Hayat kurallar üzerine kurulmuş da değil. Ayrıca hayat sana sunulduğu gibi de değil.

Hayat öyle bir duygu ki, seni sana teslim eden sonra da terk edip giden bir enerji gibi.

Ama sen bunu anlayamıyorsun. Çünkü teslimiyetin sana sunulanlara, ne varlığına ne de yokuluğuna.

Bir akıntı almış seni sürekli sürüklüyor sonsuz bir çukurun içine doğru.

Akıntıyı keşfetmek yerine akıntı da sana sunulanlarla akıp gidiyorsun.

Halbuki o akıntı arada sırada duruyor ve yön değiştiriyor, senden bir şeyler görmeni istiyor.

Sense girmiş olduğun saplantılardan kurtulmak yerine daha fazla hırs ve kıskançlıkla hareket ediyorsun.

Ah bir kez sadece bir kez hayatı görebilsin sana neler açıklayacak hiç tahmin edemezsin.

Hayat her zaman senden bir şeyler beklemedi. Hiç bir beklentisi de olmadı. Sadece onu fark etmeni ve onunla yaşamanı istedi.

İnsan ona katkıda bulunmak yerine sürekli şekillendirip, ayrıştırtın ve onu bölümlere ayırdı.

Yaşamak sadece hayattı aslında nefes alıp vermek gibi. Ama gerçek hayat bundan ibaret değildi.

Gerçek hayat bittiği nokta da başlayacaktı. İşte hep sana bunu anlatmaya çalıştı.

O, sadece seni varlığını valığına hissettirmek, seni sonusuzluğa hazırlamak istiyordu.

Sen, hiç bir zaman ona verilmesi gerekenleri vermedin.

Hep bir oyun hep bir yalan, hep bir vurdum duymazlık, hep bir duyarsızlık hep bir çirkinlik… içindeydin.

Hayat senden çok mu şey istedi?

Sadece doğru olmanı,
Sadece dürüst olmanı,
Sadece adaletli olmanı,
Sadece hoşgörülü ve merhametli olmanı bir de samimi olmanı…

MAG’ ün Hayata Bakış Açısı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir