Çılgın sistem ve ona bağlılık yemini edenler.

Taşın nasıl toz haline geldiğini anlamayanlar, kulunda ne hallere düştüğünü anlamaz.

Çünkü onlar artık başkalarının sunduğu hayaller dünyasının içindedirler.

Gözler başka görür, kulaklar ise sağırdır asla duyulması gerekenleri duymaz.

Zannederler ki tüm kontrol bizdedir.

Zannederler ki biz bu dünyayı daha sonra da evreni yöneteceğiz.

Ölümden korkanlar asla ölümden sonra olacaklardan korkmazlar. Çünkü bilmezler ve bilemezler.

Ne yazık ki bağlı oldukları sistem onları ölümle tehdit eder ve bu ölümden korkarlar.

Bir de demezler mi canı veren Allah onu alacak olan da Allah’tır. Doğrudur. Can verildiği gibi alınacaktır. Ancak yeri ve zamanı gelince.

Siz sisteme itaat edenler bu da sizin kaderinizdir.

Kadere boyun eğen ölümü de boyun eğer.

Bağlılığınız her ne kadar çılgınca olsa da yaptığınız yeminler sizin sonunuzu hazırlamaktadır.

Güçlü bir bedenle her şeyi halt edeceğinizi düşünmeyin.

Zehir gibi bir beyinle hayata yön vereceğinizi zannetmeyin.

Asl olan gerçekleştiğinde anlam ifadeleriniz yok olacak ve bir yoktan farkınız kalmayacak.

Sizi ne sistem kurtara bilecek ne de onun vaadleri.

İnandığınız kitaptan bahsedip de başka bir kitaba itaatkarlığınız ise bir ihanettir.

Ancak bu şekilde kendinizi kandırabilirsiniz.

Sistem sizi kukla gibi kullanır daha sonra da yanmanız için ateşe atar.

Tasalanmayınız o ateş her zaman yanıyor. Çünkü muhakkak ki yanacak birileri mevcuttur.

Aklı olan sizin ne kadar çılgın olduğunuzu görebilir fakat ettiğiniz yeminlere bir anlama ifadesi veremez.

Çünkü var oluş bir yok oluş üzerine kurulmuştur.

Sizin varlığınız ve yokluğunuz bir anlam ifade etmez iken, yaratanın yaratması sonucu bir sınav üstündesiniz.

Bu sınav ne çılgınlık gerektirir ne her hangi bir sisteme bağlılık yemini.

Yemin ancak insan olmakla yeterlidir.

Mehmet Arkın Gürbüz

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir