Çok çirkin hareketler bunlar.

İzliyorum izleyebildiğim kadar ve içine dalıyorum dala bildiğim kadar.

Bir zamanlar karanlıktan değil ihanetten ve sorumluluklarımdan korkardım.

Şimdi ise tüm korkularımı benden önce toprağın altına gömdüm.

Hatta bazen arasıra gidip suluyorum belki toprağın altında yeşerir diye.

Ama maalesef toprağın altında hiç bir zaman yeşermedi yeşermeyecek.

Tüm korkular bedenimden önce orda gömülü ve beni bekliyor.

Sense kurduğun şu küçüçük ama çok küçük dünyanda halen bir takım durumları görmüyor ve hissetmiyorsun.

Bunun nedenini yıllardır sorgulamama rağmen bir türlü cevabını bulamadım.

Hani diyorum ki kalp karardı, gözler kör oldu, kulaklar ise tıkalı, peki hislere ve düşüncelere ne oldu?

Yoksa fiziki yapınızdan önce hisleriniz ve düşünceleriniz mi öldü?

Öldü de nereye gömdünüz. Ziyaret etmek ve bakmak istiyorum. Ne tür hisleriniz ve ne acayip düşünceleriniz vardı diye.

Ben korkularımdan sıyrılıp sizi insan olarak tanımlamaya çalışırken, sizin garip ve tuhaf hareketleriniz beni kahrediyor.

Sürekli çileden çıkıp kendimi bir yerlerden aşağı atasım geliyor.

Sonra kuşların özgürlüğü, denizin maviliği, bulutların ise o gökyüzünde süzülüşü aklıma geliyor.

Hani kendimi attımda yere düşesim var diye değil, uçmaktan, kendimi yok etmekten çekiniyorum.

Zaten şu hayatımız hep çekinmelerden dolayı bir takım şekillere bürünmedi mi?

Çekinmek yerine birazcık cesur olup, insan olduğumuzu tanımlaya bilse idik, şimdi birlikte başka bir evrende olabilirdik.

Birlikte olmak, hayatı birlikte yaşamak, varlığımızı ve yokluğumuzu birbirimize bağlamak varken, sizin şu hırs ve intikam hareketleriniz…

Benim için çok çirkin hareketler.

Hadi hırslı oldunuz ve herşeye sahip oldunuz, hadi intikam dediniz intikamınızı da aldınız.

Peki neden bu kelimeleri sözlüğümüze koydunuz? Keşke sizinle biraber gömülse idi de bizde öğrenmese idik.

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir