Dik duruş sergileyemiyorsunuz.

Sürekli birilerini dinlemekten ve birilerini izlemekten kendini bulamayan insan, bükülme noktasından kurtulamıyor.

Aç kalma, soyutlanma, toplum tarafından kabullenmeme, popüler olamama, kariyer sahibi olamama gibi olgular yüzünden öyle bir korkuya kapılmış ki, sanki dünyanın sonu sadece onun için gelecek.

Halbuki bir düşünmeyi başara bilse, ne kadar basit ve ne kadar acınası hareketlerin peşinden koştuğunu etrafına baktığında çok rahat bir şekilde görecek.

Etrafın yıkıntılarla dolu olmasına rağmen bunları algılayamamak, gözlere perde çekildiğinden değil, kendisinin bunları görmek istememesinden kaynaklanmaktadır.

Gözlere perde çekilenler zaten kördür. Bakarlar ama asla göremezler. Ama bir takım insanlar ise zannederler ki gözlerinde perde var.

Dik duramayan insan tabi ki gözünün önününü göremez. Sürekli yere bakar ve yerdeki pislikleri görür.

Neden özgürlüğün gökyüzünde olduğunu söylerler, çünkü dik duranlar arasıra gökyüzüne bakıp yaratacıyı hatırlarlar.

Sizin dik duruş sergileyememenizin tek sebebi sahip olduğunuz korkularınızdır. Korkularınızın meydana geliş sebebi ise çıkarlarınız, nefsiniz ve maddeye karşı olan sevginizdir.

Var oluş, var olmaktan başka hiç bir şeye sahip değildir. İnsan da sadece yaratılmış, ona sadece zaman ve mekan verilmiştir.

Maddeyi ve ona bağlı olan tüm hayatı insan meydana getirmiştir. Meydana getirilen bu hayat ve madde sevilemez. Çünkü yaratıcı söz konusudur.

Dik durmak bunları anlamayı gerektirir. Dik durmanın en büyük anlamı söz konusu tüm kötülüklere karşı mücadele etmektir.

Hayatı ve maddeyi oluşturanlar asla dik duruş sergileyemez. Dik duruşu ancak adaleti, hakkı ve hukuku savunanlar yapar.

Sadece yaratıcı ve onun yarattığı vasıflara karşı eğilebilirsiniz. Onun için dik durun. Dik durun ki yüzünüzü görüp nasıl bir insan figürüne sahipsiniz anlayalım.

Mehmet Arkın Gürbüz

One thought on “Dik duruş sergileyemiyorsunuz.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*