Doğduğum ve öldüğüm yaştayım.

Sizin uydurmuş olduğunuz bir zaman ve mekanda geldiğim dünya hali, bana bir yaş belirlemiş.

Halbuki ana rahmine düştüğüm gün var olduğum gündür.

Yine sizin belirlemiş olduğunuz hayat kavramları ile büyüyen bedenim, yine sizin belirlemiş olduğunuz dünya yaşı ile büyüyen ben.

Doğduğum gün değil ana rahmine düştüğüm günle başlayan yaşım ve hiç ölmeyecek bir beyin ile bilinmeyen bir ölüm yaşımdayım.

Tarihleri siz belirlediniz. Zaman kavramını siz uydurdunuz. Saniyeleri dakikalara, dakikaları saate, saatleri günlere, günleri haftalara, haftaları aylara, ayları yıllara, yılları ise yaşa bağlayan sizsiniz.

İnsanlık sizin tercihinizle öğrendi gelişti ve bu güne geldi.

Sizin belirlemiş olduğunuz hayat şartlarını yaşadı.

Birileri birilerinden feyz alarak hayatı oluşturdu.

Peki ilk feyzi oluşturan kimdi?

İlk hükmü veren, ilk ağlayan, ilk gülen hatta sizin tabirinizle ilk ölen.

Kim keşfetti ilk varlığını, kim keşfetti ilk dünyayı ve evreni.

Keşif üstün keşif neden sürekli bir keşif?

Varlığını varlığına bağlayan insan, neden sürekli gelişti ve neden sürekli öğrendi.

Neden bir tarih ve zaman belirledi.

Tarihe ve zamana ihtiyaç mı vardı?

Güneş her gün aynı yerden doğup aynı yerden batarken, uydurulmuş zamanlar sadece insana yaş belirlemek için mi?

Yoksa yaşı; sahip olduğu bedensel hücreler zamanla kaybolurken, bu hücrelerin neden yenilenmediğini anlamak için mi uydurdu?

Asl olan ana rahmine düştüğünüz gün var olma gününüzdür. Yok olma gününüz ise belki hiç bir zaman olmayacak.

Artık düşünün ki ne kadar büyük bir hata içerisindesiniz.

Eğer sahip olduğunuz beden bir gün ölecekse, ölmeyecek olan ne? Ruhunuz mu? nefsiniz mi? Yoksa sahip olduğunuz başka bir can mı?

Sizin bedeninizin tekrar dirilmesi hesap vermenizden dolayı olabilir.

Bilemiyorsunuz? Beden mi canlanacak, ruh mu? nefis mi? yoksa sahip olduğunuz başka bir can mı?

Ölüm sahip olduğunuz dünya ve fizik ile ilişkilendirilmiştir.

Bir de ölümlü olmayan bir cana sahip olabilirsiniz.

Yoksa Cehennemde ve cennette nasıl sonsuza kadar kalabilirsiniz…

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir