Elini vicdanına koymayan, o eli cebine koyar.

Hayat yalanlar üzerine kurulmaya devam ediyor.

Gerçekler ortalıkta yokken yalanların ardı arkası kesilmiyor.

O kadar çok yalan var ki gerçekler unutulmak üzere.

Maddeleşmeye doğru adım adım ilerlerken, yalanın hayatın bir parçası olması, insanlığın sonunun yaklaştığına işaret olabilir.

Kendine ve nefsine hakim olamayan insan, sahip oldukları yetmiyormuş gibi başkalarınında sahip olma yetkisini elinden alıyor.

Her yer de bir yalan var. Gazete başlıklarında, aile içinde, arkadaşlar arasında, yönetici konuşmalarında, filmlerde, sinemalarda hatta aşklar bile yalan oldu.

Sevgi üzerine bile yalan cümleler kuruluyor.

Güven üzerine yalanlar servis ediliyor.

Bu yalanların sonu nereye varacak hiç düşündünüz mü?

Kimler yalan söyler, neden yalanlar söyleniyor?

Çünkü artık vicdan ortalıklarda yok. Vicdan yalnızlığa mahkum edildi. Onun yerini madde ve maddiyat aldı.

İnsanlar artık elini vicdanına koymuyor. Tek yaptıkları şey bir eli ile parayı almak diğer eli ile maddeleştirmek.

Maddeleşirken daha çok sahip olmak, daha çok sahip olduktan sonra hüküm vermek ve insanlıktan çıkmak…

İnsanlıktan çıkanda zaten vicdan olamaz ve hayatı sadece yalandan meydana gelmiştir. Aynı sanal alem gibi.

Neyse ki sanal alemde fişi çektiğinizde tüm yalanlar toz duman oluyor.

Ancak yalan söyleyenlerin fişini çekemezsiniz. Onların yalanları varlığını öbür tarafa kadar koruyacaktır.

Vicdan yok ise yalanlara kapılar açıktır. Vicdan insan olduğumuzu, insan olmamız varlığımızı ve yokluğumuzu ihtiva eder.

Mehmet Arkın Gürbüz

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir