Gerçekleri göremeyenler, bir gün gerçek zamanla yüzleşecektir.

Bu durum ölüp dirilmek gibidir.

Bunu neden söylüyorum, çünkü sizsiniz sürekli dinden bahsedip de farklı bir hayat sürenler.

Girmiş olduğunuz sistem yada daha net bir şekilde söylemek gerekir ise esiri olmuş olduğunuz sistem, cesaretin değil esaretin eseridir.

İnsanları aptal yerine koyarken onların cehaletini kullanırken gerçekleri saklamanız, her ne kadar acı olsa da ilahi adalet tecelli ettiğinde ne yapacaksınız, merak konusu.

Her gün farklı bir senaryo ile tiyatro yapmanız, hiç kimsenin gerçekleri anlamadığı anlamına gelmez.

Sığıntılar, suskunlar, maddeye değer vermeyenler, inancı güçlü olanlar, gerçekten Allah yolunda gidenler, sizin gerçekleri gören seyircileriniz.

Onların alkışları sizi ne kadar mutlu ediyor. Halbuki o alkışların farklı bir anlamı var.

Sende düşeceksin. Ver gerçekler ortalığa saçılacak.

Her şey gökyüzünde ayan beyan olduğunda; yüzünü mü, gözünü mü yoksa düşüncelerini mi kapatacaksın?

Zaman yeri geldiğinde senin nasıl bir yüze sahip olduğunu her insana gösterecek.

Çünkü sen; gerçekleri sakladın, insanları kullandın, onların cehaletine güldün, onlara verilmesi gerekenleri vermedin.

Ve sana verilen sorumluluk, sana verilen görev ihanete uğradı.

İnsan olarak yapman gerekenleri yapmadın.

Seni seçenleri dünyanın hakimleri zannettin. Onların seni ebediyete kadar koruyacağını mı zannediyorsun?

Ölüm var diyorsun, ama gerisini düşünmüyorsun.

Haktan, hukuktan, adaletten bahsedip bunları yapmaman hatta çiğnemen ise, içine düşmüş olduğun sistemin gerçekliğini ispat etmektedir.

Seni adalete ve insan hakkına davet ediyorum.

Gerçekleri göremeyenler bir gün gerçekleri görecektir.

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir