Güç Oyunları.

Sizden öncekilerin uydurmuş olduğu bir sistemin içerisinde yaşıyorsunuz.

Aslında var olmanız ve yaşantınız kurulmuş olan ekonomik yapı üzerine şekillendirilmiştir.

Hayatınız maddeye bağlanmış ve bu madde ile size bir yol haritası çizilmiştir.

Özgürlük diye bir durum söz konusu değildir. Zaten kullanmış olduğunuz tüm kelimeleride bu sistem oluşturmuştur.

Sahip olduğunuz din itibari ile kitap da yazan bir takım isimler tabiki istisnadır.

Düşünün ki kelimeleri hecelediğinizde onların hangi amaçlarla oluşturulduğunu kolayca bulabilirsiniz.

Bize bu kelimeleri oluşturanlar sistemi kuranların ta kendileridir.

Örneğin e ko no mi, bor sa, enf las yon, ma aş, pa ra, pa zar, al tın, dün ya, v.s.

Kelimeleri hecelediğinizde o kelimenin meydana gelişi ve gerçek anlam ifadesini anlamak zor olmasa gerek.

Bazı kelimeler ise özellikle tek heceledir. Örneği güç, kalp, din, su, ay, v.s.

Tabi siz şöyle düşündünüz ‘bu şekilde olması gerekmiyor muydu zaten’.

Hayır. Diller insanlar tarafından uydurulmuştur. Ve bu dillerdeki kelimeler de sihir yolu ile değil bir mantık ve sistem çerçevesinde meydana getirilmiştir. Ve bedenimize preslenmiş kullanmamız zorunla hale sokulmuştur.

‘Bunun ne kötülüğü var’ diye düşünebilirsiniz.

Evet bunun bir kötülüğü yok ancak kelimelerin hecelerden oluşturularak bize öğretilmesinde bir takım amaçlar ve hedefler olabilir.

Çünkü insan, aldığı duyumlara göre bir hayat belirlemektedir. Bu duyumlarıda kelimeler oluşturmaktadır.

Kelimelerin oluşturduğu cümleler ise hayatı meydana getirmiştir.

Hatırlayın; okuma yazma öğrenirken, nasıl size okuma yazma öğretildi?. Kelimeler heceletilerek mi? Yoksa kelimelerden cümleler kurdurularak mı?

Bize bu hayatı kuranlar ve sistemi bir yol haritasına bağlayanlar, beynimizin nasıl çalıştığını keşfetmişlerdir.

Beynin çalışmaması için bir çok kelime uydurulmuş ve eğitim sistemimiz ona göre düzenlenmiştir.

İnsan hayatı bir ekonomik düzene bağlanmış ve bu ekonomik yapının en üstüne de bir güç yerleştirmiştir.

İnsan; artık yönetilebilir akıllı bir canlı haline getirilmiştir.

Böyle bir yapıyı algalayabilmeniz için sistemin dışına çıkıp hayata var olma şeklinde bakmanız gerekmektedir.

Şuan ki sahip olduğunuz hayat, dünya düzeni ve tüm görseller hatta duyumlar güç oyunlarının eseridir.

Kendini güçlü gösterenler ve dünyayı yönetenler bu sistemin zincirlerine bağlıdırlar.

Ve bu zincirin bir başlangıç bir de bitiş noktası bulunmaktadır.

Yakın da bu güç oyunlarının inanç oyunlarına döndüğünü görecek kendinizi bir takım inanç oyunlarının içinde bulacaksınız.

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*