• Ana Sayfa
  • /Yazılarım
  • /Hataları bulmada ve görmede üstümüze yok. Peki insanları anlamada nasılız?

Hataları bulmada ve görmede üstümüze yok. Peki insanları anlamada nasılız?

Anlama yeteneğimiz ne kadar? Hatta bir anlama yeteneğiniz var mı?

Yada bir yeteneğe sahip miyiz? Daha doğrusu insanları anlamak bir yetenek gerektirir mi?

Anlama yetenek gerektirmez. Anlama, bakış açısı ve algılama gerektirir.

İnsan olmayı kavramak.

Kavramak, gördüklerini duyduklarını analiz ederek doğruluğuna inandığınız şeyi bulmaktır. Burada ki ‘şey’ bir hayat olabilir, bir durum olabilir veya her hangi bir kavram olabilir.

Peki neden insanlar bunu başaramıyorlar.

Anlamak için algılamak, algılamak için de kavramak gerekiyor ise bunu neden başaramıyoruz.

Çünkü insan beyni tüm gördüklerini ve duyduklarını ikili bir şekilde görmekte ve duymaktadır.

Yani beynimize gelen tüm görüntü ve duymalar bir kez veya bir tane olmasına rağmen beyin bunları ikiye bölmektedir.

Biz bu durumun ilkine ön algılama ikincisine ise bilinç altı algılama diyoruz.

Bunu keşfedenler bizi kullanan insanlardır.

Gösterilen veya duyulan algıların iki şekilde beynimize yerleşmesi, bizim olayları doğru algılayacağımızı göstermez.

Sahip olduğumuz ön algılama aslında bize verilen dünyanın ve hayatın görselliğidir.

Ancak ön algılama sahip olduğumuz inanç ile birleşerek veya ona dayanarak, hatta onu kullanarak varlığını göstermektedir.

Halbuki gerçekler ve gerçek algılama bilinç altımızda yatmaktadır.

Bilinç altımız tüm gizlilikleri saklar. Bu gizlilikler bize gösterilen ve duyduğumuz algıların arka planında kayıtlı verileridir.

Yani bir resme baktığınız da veya bir ses duyduğunuz da size iki şey gösterilir ve iki duyum alırsınız.

İlk gösterim ve duyum ön algılamalarınıza hitap eder ikincisi ise gizli veri olarak bilinç altınıza yerleştirilir. Ancak siz bunu anlayamazsınız.

Ne zaman ki beyniniz bir takım durumları algılayamaz veya onları kayıtlı verilerde bulamaz ise, işte o zaman bilinç altımız harekete geçer.

Bilinç altı verileriniz harekete geçtiğinde şiddet, korku, kıskançlık, cimrilik, bencillik, yalan, sahtekarlık, kavga, savaş, gibi insan yapısına ve inancına aykırı durumlar ortaya çıkar.

Onun için bazen insanları anlamayı değil onların hatalarını görmeyi ve onların kusurlarını bulmaya çalışırız.

Bu durum önceden bilinç altımıza bir şekilde yerleştirilmiştir.

Aslında bunun tam tersi olması gerekmektedir.

Gördüklerimiz ve duyduklarımız bilinç altımıza gelmeli ön algılama yaparak karar verilmedir. Bunun olması da mümkün değildir.

Çünkü insan dünya hayatında bir sınavdadır. Bu sınavında bir sonucu olması gerektiğinden…

Kendini her zorluğa karşı yönetmeli ve doğru olanı bulmasa zorunludur.

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*