Hatırlamıyorum kaç kez darbe yediğimi…

Sırtımdan bıçaklayanları, ihanet edenleri, iki kuruşu satanları, başarılı olamamam için bir çok engel çıkaranları

Adaletin tecelli etmemesi için satılanları, hakkın ortaya çıkmaması için kendini paralayanları, hatırlamıyorum…

Hatırlamak ve yazmak istese idim bir kütüphane dolusu size roman çıkarırdım.

Ne haddime size hayallerimi yada yaşadıklarımı bir dram halinde roman olarak sunmak.

Ya da sonuç itibari ile bir kaç komik hikaye…

Darbelerin sessiz ve derinden olduğunu bilmeniz gerek.

Belki sizde her gün bir darbe yiyorsunuz ama farkında değilsiniz.

Çünkü bu işi yapanlar sistemi kurmuş durumdalar.

En büyük darbe ileşitimden gelecek.

Sonrakiler ise sizin filmlerde görüp de film sandığınız bir şekilde ağır ağır yerleşecek içinize.

Tabi siz her akıl çalışmasını iyi yorumladığınız için girdabın sizi içine nasıl çektiğini anlamayacaksınız.

Bir gün uyandığınız da demek istiyorum ancak uyanamama ihtilamiliniz bulunmakta.

Yaşamın hangi noktadan hangi noktaya geldiğini gördüğünüz de veya anladığınız da yediğiniz darbelerin haddi hesabı olmayacak.

Çünkü ele geçirilmiş olacaksınız.

Size hükmedenler, sizi ele geçirdiklerinde onların size biçtiği bir döngü içerisinde yaşam başlayacak.

Sizin ‘önemli değil’ diye küçümsediğiniz, sonra büyüyerek hayatınıza giren bu darbeler, bir yaşam şekli aldığında, hatırlayacaksınız ne kadar darbe yemişsiniz.

Yalanlar, ihanetler, çaresizlik ve haksızlıklar belirli boyutlara ulaşınca yaşamın nasıl darbeler yediğini net bir şekilde göreceksiniz.

Bireysel darbelerden sonra kitlesel darbeler dünyanın sonunu getirecek.

Kayda değer almadığınız küçük ihanetler, beyaz yalanlar, değersiz başarısızlıklar ve ‘olur böyle şeyler’ durumları darbelerin başlagıcıdır.

İnsana darbe insanlığa darbedir.

Bunu kıyamet koptuğunda anlayacaksınız.

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir