İnanın acılar içinde kalacağız ve acınacak hale düşeceğiz.

İnsanlığın yerlerde süründüğü bir zamana doğru giderken, insanı ele geçiren bir teknoloji ile karşı karşıya kalmış bulunmaktayız.

Aklın ürettiği fakat tercihlerini kötü yaptığı bir hayat tarzı ile yaşamak, inanın bizleri acı içinde bırakabilir. Daha kötüsü bunu yapanlara karşı acınacak hale düşürebilir.

Varlığımızı yok edeceğimiz güne doğru ilerlerken bunun kaçınılmaz olduğunu belki her insan öğrenmiş durumda.

Peki neden böyle olmalı veya neden böyle olacak.

Allah’ın kararı mı? Yoksa insanlığın kararı mı?

Yoksa var olduğumuz gibi yok olmak zorunda mıyız?

Bana sorarsanız, sizin dilinizle söyleyeyim;

Evet, yaşamak bir sınav ve bu sınavın sonucunda mükafat ve ceza olabilir.

Ama sınava giren insanoğlu, bunun bir sınav olduğunu kabul ettiği halde geçip başarmak yerine kalmayı ve sonuçlarına katlanmayı tercih ediyor.

Bunun sebebi sahip olduğu nefis, maneviyat değerleri ve yetersiz bir inanç.

Güçlü olduğunu iddia eden insan, nasıl olacak da acılar içinde kalacak ve acınacak hale gelecek.

Bu acı bildiğiniz fiziksel acı olmayacak.

Bu acı sahip olduğunuz ruhun ve enerjinin acısı olacak.

Çünkü bedeniniz her şekilde iyileştirilecek ve uzun bir şekilde yaşatılacak.

Bizi bu duruma düşürenler ise bizim nasıl acınacak hale geldiğimizi görecekler. Ve yine de insafa gelmeyecekler.

Böyle bir zaman dilimine doğru ilerlerken, siz gündemi oluşturanlara inanıp halen saçma sapan saplantılarınızla yaşıyorsunuz.

Bir zaman geldiğin de nerede hata yaptık dediğiniz de çok geç olacak ve hiç bir şey yapamayacaksınız. Taki şuan an olduğu gibi…

Yarını düşünüp neler olabileceğini öğrenmek yerine, sürekli geçmişi karıştırıp bir takım insanların beyinlerine inanmak, sizin hangi yolda gittiğinizi net olarak göstermiyor.

Kendi yolunuzu bulmadan doğrulara ulaşamayacaksınız.

Her insanın yolu sahip olduğu akıl yoludur.

İnanç ile kelepçelenmiş, bir suçlu gibi değil bir akılcı olarak ilerlemiş.

Düşünmeden, araştırmadan ve mantığınıza dayandırmadan bir zihniyete sahip olmayın.

Acılar içinde kalmadan ve acınacak hale düşmeden, düşünmeliyiz.

Neden yaratıldık neden bir enerjiye sahibiz.

Neden ibadet etmeliyiz, neden besmele çekmeliyiz.

Neden merhametli olmalıyız, neden hoşgörülü olmalıyız.

Neden sevmeliyiz, neden sevilmeliyiz.

Neden iyi olmalıyız, neden kötülerle savaşmalıyız.

Neden akıl sahibiyiz, neden aklımızı iyi yöne doğru kullanmalıyız.

Bu soruların cevabını bulduğunuzda kendinizi de bulacaksınız.

Ve sahip olduğunuz akıl size yol gösterecektir.

Unutmayın kötüler her zaman olacak ve her zaman bir sınavdan geçeceksiniz.

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir