İnsan.

Hiç bir canlı sebepsiz yere yaratılmadı. Hiç bir canlı tesadüf eseri meydana gelmemiştir. Her yaşayan canlının, bir var olma sebebi ve bir de yok olma sebebi vardır.

İnsan bunların en üstün olanıdır.

İnsan üstün yaratıldı. Fakat o üstünlüğü hemen verilmemiş olabilir. O üstünlüğü hak etmesi gerekebilir. O üstünlüğü bulması gerekebilir.

İnsan sadece onu bulmak için, ona sunulanları görmek için ve sebep aramadan , bizim irademizin ve aklımızın almadığı bir şekilde…

Evrenin son durağında yaratılan canlı. Bilinmeyenleri keşfedecek, kendi bedenini bulacak ve inandığı yolda koşacak insan.

Niteliklerini zamanla, aklını yaptığı mekanlarla, zekasını gözleriyle ve duygularıyla kullanıp ilerleyecek olan.

Bulduklarını tanıyan, tanıdıklarından daha fazlasını çıkaran insan.

Medeniyetin başlangıç ve bitiş noktası.

Hayatı başlatan ve bitiren. Yeri ve zamanı gelince hükmedecek olan.

Yaratanı tanımlayacak ve ona isimler koyacak olan.

Kendinin ne olduğunu keşfedecek, kendinin neden yaratıldığını anlayacak ancak zamanla da geç kalacak.

Kabuğunu kırıp, çoğalan. Çoğaldıkça arzulayan. Arzuladıkça hırçınlaşan bir nefisle savaşmaya başlayacak olan insan.

O gün yaratıldı. O gün dünyaya gönderildi ve o gün ilk günahını işledi.

İlk günahından sonra arka arkaya gelen günahlarla kendini kirletmeye başladı.

Kirlilik üstüne kirlilikle kötülükler doğmaya başladı. Ve ilk kötülük doğdu. Arkasından bir tane daha ve bir tane daha.

İnsan, insanlığını kaybetmiş ve bir cehalet dönemine girmiş oldu.

Cehaletle gelen kötülükler ve şeytana uymalar çoğalmış. Yaratıcı unutulmuştu.

Yaratıcı unutulsa iyi farklı yaratıcılar uydurulmuş ve onlara tapılmaya başlanmıştı.

Bu neydi? İnsanoğlu nereye gitmeye başlamıştı. Cennetin yolunu mu kaybetti? Yoksa cehennemin yolunu mu keşfetti.

Her keşif insan bir zarar bir fayda sağlar oldu.

Bunu gören yaratıcı, insanlar dur demeliydi.

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir