İnsanlar kaypaklaştı.

Ne söylediğini hatırlamayan, ne sözünde duran, ne de söylediğini yapan birer canlı haline geldik. Laflar, sözler hatta söylemler tabiri caiz ise ağızdan değil başka münasip olmayan bir yerden çıkıyor.

Her gün biraz biraz daha insanlığımızı kaybederken, bir de bunun için ağlıyoruz.

Kendin ettin kendin buldun dünyasının dışında da kendimiz etmedende bir takım şeyleri bulmuş durumdayız.

Her gün okurken neyi neden okuduğumuzda belirsiz. Öğrenip doğruları bulmak yerine kendi çıkarlarımız doğrulutusunda çözüm üretiyoruz.Tabi bu bulduğumuz çözümler sadece ama sadece çıkarlara ve maddeye dayandığı için kaybetmeye devam ediyoruz. Bu durumda bizi kaypaklığa doğru götürüyor.

Bakıyorum etrafımda insanlar artık kaypak olmuş durumda. Bunun neden olduğunu hem kendime soruyorum hemde bu sorunu kendimde arıyorum.

Anladım ki kaypaklığın başlangıcı doğruları ve ciddiyeti hiçe sayıp insanları kayda değer almamak. Dürüstlüğün aptallık olduğunu kabul etmek ve sisteme ayak uydurmak. Yani medeni bir esir haline gelip söylenenleri yapmak bir koyun gibi yaşayıp ölmek…

Eğer bir insan olarak bunları kabul ediyor iseniz siz de kaypaklığa doğru yol alıyorsunuz.

Üzülerek söylemek zorundayım ki benim için bunlar kabul edilebilir bir durum değildir. Her ne kadar bir çok insan kaypaklığı benimsese de benim benimsemem mümkün değildir.

Kaypaklık önce sizi sizden çıkarır sonra başkası yapar daha sonra ise bir ucubeye dönüştürebilir. İnsan olmanın vasıflarını kaybettiğiniz an bir ucubeden farkınız kalmaz. Doğruluğu, dürüstlüğü ve samimiyeti öldüren kaypaklıktır.

Yalan ise kaypaklığın başlangıcıdır. Samimiyeti unutup, dönek olup bir öyle bir böyle derseniz durum vahimdir. Kaypaklığınız ortaya çıkar.

Bunlar hakaret değil birer gerçektir. Gerçekler bizi insan yapar. Oyunlar ancak oyuncuların eseridir.

Siz siz olun kaypak olmayın…

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*