İnsanların ruhlarına bakmayı deneyin.

Şeffav bir insan olmak insanların ruhlarını görmek gibidir.

Sıyrılmış, bir sığıntı haline gelmiş, tertemiz.

Ruhunu teslim etmeye hazır, insanlığa kendini açmış ve tüm maddesel değerleri aşmış gibi.

Tabi sizin bunu başarmanız çok zor.

Çünkü gözlerinizin hakimiyetini kaybetmişsiniz.

Gördüklerinizle yargılıyor, size verilenlerle hayal kuruyorsunuz.

Fiziksellik almış başını gitmiş. Var olma görsellik üzerine masaya yatırılmış.

Sizce var olmak görsellikten mi ibaret?

Böyle olmalı ki insanları görsel olarak tanımlıyor ve onları sahip oldukları görsellik üzerine şekillendirip yargılıyorsunuz.

Doğru olan bu mu dersiniz?

Peki neden sizi yaratanı görmüyor, sizle yaratan arasına giren şeytan diye tanımladığınız varlık ile muhatap olamıyor sunuz?

Göremiyorsunuz, dokunamıyorsunuz, konuşamıyorsunuz ancak takip ediyorsunuz.

Demek ki görsellik hiç bir anlam ifade etmiyor. Yada bize verilen görme algısı anlamsız ve değersiz.

Acaba başka görme şekilleri mi var? Yoksa biz sadece görmek istediğimiz gibi bakıyor ve o şekilde mi algılıyoruz.

Bunu düşünmemiz gerek.

Gözlerimizi kapattığımzda görebilir miyiz? Denemelisin…

İnsanların ruhlarına hitap edebilir miyiz?

Ne zaman? tabi ki onların sahip oldukları ruhlarını gördüğümüzde.

Tabi bu ruh bildiğiniz size öğretilen öldüğümüzde fiziksel bedenimizden çıkan ruh değil.

Bu ruh insanın sahip olduğu inanç değerleri ile oluşmuş, yaratan ile arasındaki manevi duygular ile meydana gelmiş bir ruh.

Gerçekten anlamak çok zor. Anlamak için açılmanız, açılmanız içinde boşalmanız gerek.

Fiziksellikten kurtulup ruhunuzla muhatap olmalısınız.

Ancak bu şekilde insanların sahip oldukları ruhu görebilirsiniz.

MAG’ün hayata bakış açısı.

One Comment

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir