Kafamdakiler ve düşüncelerim.

Ben her gün neden bu beyne sahip olduğumu düşünürken, soruların ve cevapların hislerimde saklı olduğunu anladığımda yeni keşifler yapmadım.

Çünkü tüm keşifler zaten beynimin içinde idi. Sadece onları engelleyen gözlerim ve sahip olduğum bedenim bunların ortaya çıkması için ısrar etmiyordu.

Gördüklerim aslında gördüklerim değil, duyduklarım aslında duyduklarım olamazdı.

Perdenin arkasında farklı bir hayat, seslerin ardında haykırışlar olduğunu duyduğumda, kafamdakiler karıştı ve yeni düşünceler meydana geldi.

Gökyüzünün maviliği bunu anlatıyordu. Özgürlük o perdenin arkasında, haykırışlar ise başka bir evrenin ötesinden geliyordu.

Bunu anladığımda varlığımı sildim attım, hatta hesap kitap için nefsimi çağırdım. Ruhum ise hiç bir zaman beni terk etmek istemedi.

Her yağmur yağdığında, ‘acaba bu gün kimin gözyaşları, gökyüzünden yağıyor’ diye çok düşündüm.

Benim gözyaşlarım ne zaman birer yağmur damlası olacaktı. Öldüğüm gün mü? Yoksa özgürlüğüme kavuştuğum gün mü?

O şarkılardaki gibi ‘kafamda deli sorular’ yoktu. ‘Düşünüyor isem varım’ gibi bir saçmalığı hiç anlamamıştım.

Kafamdakiler ve düşüncelerim sadece insan olmaya odaklanmış, sadece varlığını yokluğuna bağlamış bir haykırış içerisinde.

Bu haykırış ile başlayan düşünceler ve görmeler, kulağıma gelen fısıltılarla birleştiğinde, hislerimin ortaya çıkması ve gerçekleri görmem bir yansıma şeklinde.

Sen ve insan, hayatın çerçevesi içerisinde yaşarken, bu çerçeveyi oluşturanların beni de bu çerçeve içerisine çekmeleri o kadar komik ki.

Özgürlüğümün sınırı olmadığı, düşüncelerimin sonsuza ulaştığı, inancımın en yükseğe çıkmak istediği bir var oluşla bir takım insanların çizmiş oldukları çerçeve içerisinde olamam.

Komik olan ise, dünyasından dışarı çıkamayanların bir bataklık içerisinde yaşamaları ve bunu görmemeleri, hatta anlamları anlamsızlaştırmaları beni karıştıran düşüncelerdir.

Servisi yapılamayacak düşünceler ve fikirlerim asl olanı anlatırken, basite indirgeyerek değersizleştirmek ne ifade edebilir ki benim için.

Ben hayatı okumuşum hayat da beni. Fark etmez bu hayat hangi hayat.

Sadece sizin koymuş olduğunuz kurallara uymaya çalışıyorum.

Benim çizgim de sadece insan iradesi ile oluşmuş özgürlük çizgisi var.

Ve bu irade her insanın kendi iradesidir.

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir