Kıyametten kaçış yok.

Ne yaparsanız yapın, neyi icat ederseniz edin hüküm verilmiştir.

Sadece inancın kalacağı, her şeyin yok olacağı açık ve nettir.

Onun için varlığının son bulacağı, sonra tekrar meydana geleceği zaman, sen tekrar cana geldiğinde o zaman senin hesap günündür.

Kaçınılmaz son.

An ve an itibari ile her yapılan, çizilen, resmedilen veya meydana getirilmek istenen her bir fiziksel olgu veya fiziksel olmayan olgular yok olacak.

Zaman ve mekan ortadan kalkacak.

Yaratılış adeta Ademin ve Havvanın yaratılış zamanına dönecek.

Bir bir sıraya geçen insanlık; onları meydana getiren diğer insanlardan hesap sorulacak.

İşte gerçek ve son gelecek zaman kıyamet olacak.

Ne yok olabileceksiniz, ne de kendinizi başka bir zamana ve evrene ışınlayabileceksiniz.

Hiç bir teknoloji size yardım edemeyecek, hatta sizin tabiriniz ile robotlar ve üç harfliler bile bunu engelleyemeyecek.

Çünkü burada söz konusu olan yaratılışın ve yaratılmanın kaderinin kıyamet olduğudur.

Nasıl var olan her bir insanın kaderi var ise…

Size verilen canla hayattan bir çok şeyden kaçarken maalesef kıyametten kaçamayacaksın.

Ne sahip olduğun madde, ne sahip olduğunuz diğer güçler…teslimiyet vakti geldiğinde iş işten geçmiş olacak.

Kaçışı olmayan bir kıyamete doğru giderken, yaratılmanın ve yaratılmışlığın amacını ve hedefini yerine getirmeden tekrar dirilmek için ölmek çok vahim bir durum.

Kim kimi, neden niçin şikayet edecek?

Kim kime kulluk yaptığı için hesap verecek?

O zaman neyi neden, kimi kime şikayet edeceksiniz.

Neyi inkar edip de neyi delil göstereceksiniz?

Hangi gözyaşı ile yalvaracaksınız, sahip olduğunuz hangi dille konuşacaksınız?

Yerlere kapanmak için ne zamınınız olacak ne de kapanacak bir bedeniniz.

Siz sahip olduğunuz akıl ile akıldan yoksun bir hale geldiniz.

Onun için kıyameti kabul ettiniz.

Onunla kurtuluş mu var sandınız?

Evet onun ile bir kurtuluş olacak ama acaba sizin için mi?

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*