Makam-ı mekan-ı ne kadar hak ettiniz?

İnsanlara verdiğiniz eğitime bir bakın? Eğitimli insanlar madde ile bütünleşip dini kullanarak yaşıyorlar.
Bir de büyük bir kariyer sahibi olup hükmetmeyi istemezler mi?
Bir de vefa borçları var. İnsanlara yardım etmek. Paket, paket yardımlar…
Bu yardımla kendilerini kurtarıyorlar diye düşündüklerini düşünmekteyim.
Çok şey düşünüyorum da sizinle sadece bir kısmını paylaşıyorum.
Bana sunulan ufkun genişliğinde kaybolmuş bulunmaktayım.
Her ne kadar kaybolsam da maalesef gerçekleri görmekten ve söylemekten de vazgeçemiyorum.
Bu benim insani ve insanlık görevim.
Sizin görevinizin ne olduğunu bilemiyorum.
Çünkü siz, ya yoksulsunuz ya da yoksunuz.
Tabi bu yoksulluk bildiğiniz parasızlık değil.
İlimden, bilimden, hayattan, yaşamdan ve var olmadan dolayı yoksul hale gelmişsiniz.
Madde sizi her ne kadar zengin ve üstün kılsada benim gözümde birer yoksuldan farkınız yok.
Bir çok dil ürettiniz, dünyanın her yerini paylaştınız, sürekli para basıp dağıtınız ancak insanlığı ve insan olmayı dağıtamadınız.
Aslında nedenler, niçinler ve sonuçlar aynı kapıya varmasına rağmen, siz her o kapıya geldiğiniz de başka bir kapı aradınız.
Giriş kapısı mı arıyorsunuz? yoksa çıkış kapısı mı?
Hak etmediğiniz makamı mekana bir bakın orada hangi kapıların olduğunu göreceksiniz.
Hayat size zaten iki tane kapı açmış ve iki tane de çıkış kapısı var.
Siz ise sürekli aynı kapıdan girip aynı kapıdan çıkıyorsunuz.
Bunun tek sebebi hak etmediğiniz bir makam da hiç kimse ile paylaşmak istemediğiniz bir mekan da olmanız.
Kusura bakmayın, ne makam sizin ne de bulunduğunuz mekan.
Bunu zaman ilerlidiğin de ve mekan değiştiğin anlayacaksınız.
Gerçi şuana kadar bir çok şeyi anlamadınız ama umarım gelen değişimleri görmeyi başarabilirsiniz.
Siz bir kez daha düşünmeye davet ediyorum.
İnsan olmayı hak ettiğniz yer, gerçek makamınız ve gerçek mekanınızdır.

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir