Ne kadar satıldınız?

Kimliğinizi bulamadığınız günlerde, bütünleşmek ve üstünlük elde etmek için ne hale geldiğinizi merak ediyorum.
Sokak da yürürken beni pas geçen insanların gözlerinin içine baktığımda her birinde farklı bir çukur olduğunu görüyorum.
Derinliği olmayan, sonsuz bir döngü içerisindeymiş gibi ve etrafına farklı bir enerji saçan insanoğlu, gerçeklerle yüzleşmek üzere.
Şeytanın bir bir kol gezdiği, kimi nasıl yoldan çıkaracağını planladığı bir zamanda değiliz artık. Toplu olarak insanlığı ele geçirmiş ve yönetmek istiyor.
Derin bir uykuya dalan insan ne zaman uyanacak ve nasıl olacak.
Uyandığında dünyayı bulacak mı? yoksa nerede olduğunu anlayana kadar iş işten geçmiş mi olacak.
Sonra kendine soracağı sorularla sürekli cevaplar arayaacak. Yazık…
Hiç bir faydası olmayan sorular ve cevaplar asla sonu değiştirmeyecek.
Gerçek çukurlar ile karşılaştığında haykırışlar, ağlamalar, pişmanlıklar…maalesef.
Mühürlenen kalbi ile ne yapabilir ki? Gözler görmez, kulaklar gerçekleri duymaz ise ne yapsın.
Peki neden mühürlendi kalbi ve neden kör oldu. Hiç bir zaman bu iki soruyu sormaz kendine.
Bandı geriye doğru sormaya başlar. Hatalarını bir bir tespit eder.
Ne görsün, hayat bir hiç edilmiş. Hak hukuk çiğnenmiş, kimlik satılmış ve kendini bulamamış.
Bu durumda artık çok geç olduğunu anlamıştır. Geriye dönemez, hayatı tekrar bir daha yaşayamaz.
Çünkü ona hayat bir kez verildi. O, hiç bir zaman bu bir kezi anlayamadı ve kavrayamadı.
Gören gözleri onu aldattı. Kulaklar hep duymaması gerek şeyleri duydu.
Kendini bulmak yerine hep başkaları olmayı denedi.
İşte bu bedendi. Sahip olduğu bedenin bir anlamı olmamasına rağmen.
Sonun da tercihlerini yaptı ve bu dünyayı seçti.
Ve bu dünyada bir kimliğe sahip olması gerekiyordu. İnsanlara şov yapmak, insanlara üstün olduğunu göstermek ve hükmetmek.
Bunları yapması içinde kendine bir ortak edindi.
Sahip olduğu inancı maddeye ve şeytana sattı.
Bu hata onun kalbinin mühürlenmesine, gözlerinin kör olmasına neden oldu.
Artık çok geçti. Dünya hayatı ile savrulan bir hayat sonunda ne olacaktı ki…
İnsanoğlu işte bu şekilde kendini ve kendisine verilen emanet hayatı bir hiç haline getirdi.
Hiçliğin sonunda bir ceza veya bir mükafat olsa dahi bile kendinizi satmayın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir