Önce kendimi affetmeliyim.

Çünkü beni suçlu duruma düşüren sen değil önce bendim.

Sen sadece teşvik ettin bende o teşvike icabet ettim.

İcabetimin tek sebebi sana gösterdiğim saygı ve sevgi idi.

Sonra anladım ki daveti icabetten önce düşünmek gerekmiş.

Düşünmemiştim. Düşünmeme teşvik edende olmamıştı.

Anladım ki ilk suçlu benim.

Hayatın anlam değerlerine zarar veren, sonra başkalarını teşvik eden…

Sayende bir türlü net olmayı başaramamıştım. Çünkü sen hayatı kirletmiştin, bende sana yardım etmiştim.

Sen dilleri, dinleri ve harfleri belirlerken ben sadece öğrenmekle yetinmiştim.

Senin dinin, dilin ve harflerinle oluşturduğum cümlerle kendimi bulduğumda, seni bulmaya çalıştım ve sana yine yeniden saygı ve sevgi gösterdim.

Ama sen ne yaptın sadece arkama baktın. Arkamda benden başka bir şey göremeyince beni sürekli bir takım hayatlara teşvik ettin.

İşte o zaman anladım ki ben senle değil kendimle varım.

Önce kendimi bulup affetmeliyim.

Sonra seninle ilgileneceğim. Var oluşumuzu birleştirmek ve sonsuzluğa birlikte varmak için.

Kendimi affetmeliyim daha sonra da seni.

Senin bulduğun temizlik kelimesini kullanarak temiz bir sonsuzluğa ulaşmak için.

Çünkü varlığımın ispatı ve gerçekliği orada olacak işte orada gerçek davete icabet edeceğim.

MAG’ün Hayata Bakış Açısı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir