Önce seçiyorlar, sonra yüceltiyorlar, sonrada ödül veriyorlar.

Daha sonrasında ise tabi yapması gerekenleri yaptırıyorlar.

Sistem bu şekilde ilerliyor. Fakat değişim içerisindeler. Artık kendileri seçmiyor, seçtiklerine seçtiriyorlar.

Yakında seçtikleride seçmeyecek.

Sistem kendi yenileyerek; insanlara bir takım hayatların zorunlu olduğunu, bir takım olayların olması gerektiğini, değişimin kaçınılmazlığını bilinç altımımıza yerleştiriyor.

Tabi bizde bu durumu kabul ediyoruz.

Evet. Kesinlikle değişim kaçınılmazdır. Ancak insanlığınızı kaybederek değişime uğrarsanız sonsuzluk hayatında acı içerisinde kalabilirsiniz.

Önce bir araya geldiler. Sonra seçim yaptılar. Sonra seçmeleri gerektiğini düşündüler. Sonra seçilenlerin seçmeleri gerektiği kanaatine vardılar.

Sonrası ise zihinlere yerleşmek ve hedefe ulaşmak kaldı.

İşte böyle bir düzenin içerisindesiniz.

Kendilerini öyle bir duruma getirecekler ki, artık seçim falan olmayacak. İnsanların onları seçmelerini isteyecekler. Ve insanlar da onları seçecekler.

Dünya çaresiz ve yalnız bırakılacak. Tabi ki içinde ki insan da.

Çaresizlik bir karara neden olacak. Ya inanç ya da inançsızlık…

Sistemi kurup da yeni dünya düzenine varmak isteyenler asla melek değiller. Ancak şeytan olma ihtimalleri bulunmaktadır.

Kendilerini aydınlanmış olarak tanımlayıp, madde gücü ile insanlara hükmeden bu yaratıklar, insanlığın sonunu getirmek üzere.

Onun için artık çok geç.

Seçiyorlardı, yüceltiyorlardı, ödüllendiriyorlar, şimdi ise sizin onlara katılmanızı bekliyorlar.

Neden? Dünyayı ele geçirdiler. Hükmediyorlar. Ve madde ellerinde.

Teknoloji onların icadı yazılım ise ele geçirmen kodlarıdır.

Peki ne olacak? Üzülerek söylemek zorundayım ki hiç bir şey.

Artık hayat Takdiri İlah’inin yani yaratıcının ellerindedir.

Yaşamın ve hayatın bu hale gelmesine siz müsaade ettiniz.

Siz; düşünmediniz, araştırmadınız, yargılayamadınız ve doğru kararları veremediniz.

Halbuki tek yapmanız gereken, haktan yana olmak, adaleti desteklemek, hukuku takip etmekti.

Siz ise; sadece çıkarlarınızı düşündünüz, madde edindiniz, mutluluğu sizi verilen şu kısa hayatta aradınız.

Ve buldunuzda…

Artık seçme ve seçilme diye bir durum yok. Bunu kafanıza sokun.

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*