Öngörü…

Geceleri uyuya biliyor musunuz? Başınızı yastığa hangi tonajda koyuyorsunuz? Bir tonluk bir beyinle o yastık ne hale geliyor biliyor musunuz?

Yoksa sizin beyninizin bir ağırlığı yok mu? Çok mu hafif.

Ben biliyorum neden beyniniz bu kadar hafif ve kuş tüyü yastığınızda onu hissetmiyorsunuz bile. Çünkü boş. Sadece bir kısmı ekonomik problemlerle bir kısmı da cinsel dürtülerinizle dolu.

Aslında bilim adamları yüzde bilmem kaçlık kısmını kullanıyoruz da bilmem yüzde kaçlık kısmını kullanamıyoruz diye bizi uyutuyorlar.

Beyninizi doldurmaz iseniz nasıl kullanabilirsin ki, boş bir beyin nasıl kullanılabilir…Önce bir içini şöyle tonajlı bilgiler doldurun sonra bilmem yüzde kaçını kullanma ihtimaliniz çıkacaktır.

Söylemesi ayıptır beyni doldurmak da kolay değildir. Beyni doldurmanız için okumak yetmez çünkü aynı kelimeler beyni meşgul eder. Öğrenmek yetmez, kapasiteniz bellidir. Anlatmak yetmez dinleyenler anlamaz. Yaşamak yetmez sınırlıdır.

Beyni kullanmak ve doldurmak için öngörü gereklidir. Çünkü hayatın belirleyici faktörü ve ileri yöneltici enerjisi öngörülerdir. Öngörüler hayal olabilir, gerçek olabilir hatta olmaya bilir. Ancak beynin işlemesi ve aktif hale gelmesi sahip olduğunuz öngörülere bağlıdır.

Bana sorarsanız öngörü olmadan beyin gerçek aktifitelerini yerine getirmiyor. Beyninizin aktif bir şekilde çalışmasını ve tutsak olmayı istemiyor iseniz, öngörülü bir hayatı kabul edip bir takım öngörülere sahip olmanız gerek. Öngörülü bir beyinle daha rahat uyuyacak ve başınızı yastığa koyduğunuzda uykuya dalacaksınız.

Uykuya daldığınızda öngörüleriniz size yarını gösterecektir. İşte siz bitmemiş cümleleri, bitmemiş hikayeleri öngörünüzle bitireceksiniz.

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*