Sizin beni analiz ettiğiniz gibi bende sizi analiz ettim.

Analiz; İnancın dışında hiç bir var oluşun anlam ifadesi olmayan bir hayat şeklinde, bir takım yollar belirlemek ve takip etmek amaçlıdır.

Ne yazık ki bu amaçlar da sonuç itibarı ile tekrar inanca dayanmaktadır. Ama hangi inanca?

Varlığımızı iyimserlik ve kötümserlik üzerine düşünür isek ortaya iki durum çıkar ya iyi olup Allah yolunda gitmek, ya da kötü olup şeytanı takip etmek.

Düşünme kurgularınızı bu iki yol üzerinde kurduğunuz da sonuca varmak aslında çok kolaydır.

Bu kadar kolay olmasına rağmen anlamamak ise ikinci yola yakınlık gösterir.

Bu ikinci yolunuz eğer şeytanın yolu ise, ‘Ben iyimserim…’ diyemezsiniz.

Nasıl iyimser olduğunuzu da ispat etmeniz gerek.

İspatlarınız neye dayanacak? İnancınıza mı? Eğer inancınız var ise zaten ispat etmenize gerek kalmıyor. Ve şeytanın yolu sizin tercihiniz oluyor.

Durum şunu gösteriyor, ‘Varım ama oynamıyorum.’

İşin özü inançlı iseniz iyimser, iyimser iseniz inançlı olmanız gerek.

Kötümser iseniz inançlı olamazsınız demiyorum ancak inancın sorumluluklarını almıyorsunuz demektir.

Bunlar sizin tespitleriniz ve sizin analizleriniz. Siz, bize bu şekilde öğrettiniz.

Ben sizin öğrettiklerinizi analiz ederek sizi anlatıyorum.

E tabi biraz da ben bir şeyler kattım içine.

Neden birbirimizi analiz ediyoruz ki? Neden birbirimizi ayrıştırıyoruz? Çünkü biz bir var olma ve yok olma sürecinden geçiyoruz.

Bu yaşam sürecinde insanın kendini bulması, kendini bulurken seçim yapması ve bu seçimin sonucunun sonuçlarına katlanması gereken bir yaşam döngüsü.

Takdiri ilahi böyle istiyor. Böyle istemesinin gerekçelerini ancak kendi bilir.

Yaptığınız analizler sonucu yaratılışı inkar edebilirsiniz. Çünkü bu analizleri dayandırdığınız fizik kurallarını da siz uydurdunuz.

Kuralları uydurup insanlığa mal etmeniz ise aslında bizi analiz etme sonucu değil, zayıflılığımızı ve iyimserliliğimizi tespit etmeniz sonucudur.

Biz sizin gibi kötümser olamadık, hoşgörüden vazgeçemedik, en son yaklaşımımız ise merhamet oldu.

Şimdi size soruyorum gerçek inanç sahibi olanlar kim?

Bizi analiz eden sizler misiniz? yoksa sizi analiz edip doğruları söyleyen bizler miyiz?

Bunu kabul etmek her ne kadar sizin için zor olsa da, hedeflediğiniz analiz sonuçlarına ulaşamayacaksınız.

Sonuçlar hayalleriniz de kalsa dahi bile bu sonuçlar hayalleriniz de kaldığı için en son meydana gelecek sonucuda kabul etmiş olacaksınız.

Yani analiz sonucunuza kendi açınızdan ulaşmış, sonuçları sizi bulmuş olacak.

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir