Suç ve Ceza yönetimi, intikam ve hırsa dönüşmüş durumda.

Hayatın gerçek işlevsel varlığında her ne kadar uydurulmuş olan suç ve ceza yönetimi benimsense de, insanların huzuru için uygulanması gerekmektedir.

İnsanın dengesizliği ve insani değerleri kaybetmesi ilerlediği yolda ne kadar kaybedeceğinin göstergesidir.

Suç, hayatın kaçınılmaz bir durumudur.

Ceza, suçlu için caydırma ve hayatı kısıtlama yöntemleridir.

Suç ve ceza birlikte çalışan iki yöntemdir. Suç olmaz ise ceza da olamaz.

O zaman suçu oluşturan etkenler var demektir. Suçu oluşturan etkenler tespit edilir ise ki bu yönetim ve kanunlarla belirlenmiştir, orta da ceza da olmayacaktır.

Suç kaçınılmaz duruma geldi ise cezanın işlemesi de kabul edilmeyen suçların toplum içinde tekrar işlenmemesi için hayatın kısıtlanması veya yok edilmesidir.

İnsan hayıtının kısıtlanması ve yok edilmesi eğer bir suç gerektiriyor ise veya ortada böyle bir suç yok ise, hiç bir insana hiç bir şekilde cezai mauyede uygulanamaz.

Suçun oluşa bilmesi için belirlenmiş olan kanunların, yasaların veya mevcut insan haklarının çiğnenmiş olması gerekmektedir.

Suçun suç olabilmesi, suça suç demek için delil ve şahit gerekmektedir. Bunun dışında hiç kimseyi hiç bir şekilde suçlayamazsınız ve ceza veremezsiniz.

Suç ve cezalar belirlenmiş kanun ve yasalar çerçevesinden işlemektedir.

Sıkıntı ise bu kanunların ve yasaların suç ve ceza yönteminde yeterli olup olmadığıdır.

Tabi ki yeterli değil ise daha fazla kanun ve daha fazla yasa ve farklı ceza yöntemler geliştirilebilir.

Yalnız; aslen sizce böyle mi olmalıdır?

Hayır.

Gerçekte dünya üzerinde var olan bir sistemin eseri ile ortaya çıkmış bir ceza yönetimi uygulaması bulunmaktadır.

Suçun ortadan kaldırılması için, ona teşvik eden hayatın düzeltilmesi, cezanında minimum seviyeye çekilmesi gerekmektedir.

Dünyadaki bir çok suçun ana nedeni insanların ekonomik özgürlüklerinin olmamasıdır.

Aile kavramının zedelenmesi, yönetimlerin adaletsiz bir yönetim uygulamaları, inanç konusunda doğru bilgilerin verilmemesi diğer sebeplerden bazılarıdır.

Üzüntü ve vahim konu ise, şimdiki zamana ve şimdiki dünyaya baktığınızda

Suç ve ceza yönetimi paralelinin kaydırılması, varlığı hissedilen sisteme baş kaldırıların artması sonunucu intikam ve hırs duygularının ortaya çıkmasıdır.

Sistem üzerine kurulan suç ve ceza yönetimi gerçek olmamakla beraber, sistemin esiri olan insanların bunu anlaması felaketlerin habercisidir.

Uyanan beden ve kendini ispat etmek isteyen bir akıl ile karşı karşıya kalacak olan çift taraflı insan toplulukları, intikam ve hırs peşine düşeceklerdir.

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir