Tuzak üstüne tuzak, yasak üstüne yeni bir yasak, nereye kadar bu şekilde yaşamak.

Hiç bir zaman bedeninle, düşüncelerinin ve ruhunun birleştiği bir ortak noktaya varamadın.

Bunun en büyük nedeni iyi beslenmemen veya düşünmemendir.

İyi beslenememen diyorum, çünkü insan bedeni aldığı besin maddeleri ile gelişmekte ve ilerlemekte.

Düşünememendir diyorum, çünkü düşünmeyi sevmiyorsun. Düşünmek sana zor geliyor olmalı. Ya da hayat seni zaten mutlu etmiş neden düşüneyim ki diyorsun.

Bedeninin, düşüncelerinin ve ruhunun ortak noktası varlığın ise bunları keşfetmen senin geleceğin olacaktır.

Sen, bu ortak noktayı bulamadın ancak zannetme ki hiç kimse bulamadı.

Bulanlar şuan seni hakimiyet altına alanlardır.

Seni hakimiyet altına almaları, senin sahip olduğun ilim ve enerjidir. Bunu bildikleri için seni esaret altında tutarak dünya nimetleri ile bir esir gibi yönetmektedirler.

Bu yönetim çok sinsi bir şekilde ilerlemekte ve bir hayat şekli olarak gösterilmektedir.

Malum senin uyanmaman içinde seni mutlu etme çalışmalarını hızlı bir şekilde yürütüyorlar.

Beyninin içine mutluluk felsefesi yerleştirerek, geleceğe bir adım daha yaklaşmak istiyorlar.

Kullanılan inanç ile tüm yaşam şeklini zaten bir noktaya getirmiş bulunmaktalar.

Bu yaşam şekli tuzak ve yasaklardan oluşmaktadır.

Tuzak kurarak insanları korkuya, yasak koyarak ise itaatkarlığa zorlamaktadırlar.

Onların tek bir hedefi ve tek bir inanışı vardır.

Hayata öyle bir yerleşmişlerdir ki; sokaktaki dilenci de olabilir, dünyanın en zengini de olabilir.

Ölüm onlar için kaçınılmaz bir son olduğundan cezalandırmak onlara mutluluk verir.

Her zaman verdiklerinin karşılığını bir şekilde alırlar.

Kime ne verdiler ise onun bir görevi ve zamanı vardır.

Uymayanlar ölüm ile ortadan kaldırılır.

Dünyayı ekonomik olarak ele geçirdiklerinden; insanların beslenmelerine,
Gösterdikleri filmler ile; onların düşünmemelerine,
Çıkarttıkları kitaplar ile; inanç karışıklığına yol açarlar.

Hedef dünyayı ele geçirip insanlığı köle haline getirmektir.

ve yaklaşıyorlar, yaklaşmaktalar.

Buna ancak felaketler zinciri dur diyecektir.

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir