Ucuzcu

Piştim pişe bildiğim kadar. Ne kadar piştim ise o kadar basitleştim.

Basitliğin basitliğine indirgendim.

Felsefe itibari ile hiçliğin mertebesinde elenirken, düştüğüm ve yürüdüğüm yollar açıldıkça açıldı.

Ben etrafı görmez iken, gören gözlerin kör olduğunu anladığım da ise perdelerin bir bir kalktığını anladım.

Anladım da neye yaradı ki, mevzua bahis var olmanın dışında yaratılış ve sonsuz bir hak idi.

Semaya doğru kalkan eller ile haykırırken, var olmanın eşiğinde bulunmak ve onu hissetmek, ızdırap ve mutluluğun gölgesi gibi…

İnsanların bakışları bana bir çok şeyi açıklıyordu. Ben ise geçip gidiyordum.

Bunun bir sebebi vardı. Var olma enerjisini daha fazla kullanmak, onunla daha iyi olmak, onunla evrenin her yerini götürmek ve ona varlığın hissettirmek tek amacımdı.

Görmelerin ifadeleri her ne kadar beni etkilese de hedeflediğim nokta sonsuzluk olmasına rağmen ben koşuyordum. Taki son nefesime kadar koşacak ve onu orada bırakacak…

Böyle bir bedenle insanlar da bıraktığım ifade ve izlenimler anlamsız ve değersiz.

Onların gözünde neyin ne kadar büyüdüğünü anlamak ve öğrenmek için sordum. Meraktan değil sadece aynı fiziğe ve aynı yaratıcıya sahip olduğumuz için.

Kafamda hiç bir soru olmamasına rağmen, kaybolduğum cevaplar içinde dönüp dolaşırken, bana verilen hislerin ne kadar değerli ve bir o kadar da sonsuz olduğunu kavradım.

Bazen o kadar çok ezilmek istedim ki belki yok olurum dedim.

Yokluğum ile varlığımı anlamayanlar için ne kadar alçalsam da, insanların egolarını tatmin etmelerini çok iyi gördüm.

İnanın ben bir türlü ben olamaz iken, tüm değerli ve değersiz var olmalar beni ben yapan şeydi.

O kadar çok kırıldım, o kadar çok büküldüm ki, hepsin de acı çekmeme rağmen, acıların bile bedeni mi mutlu ettiğini hissetim.

Neden mi? Sonuç vardı. Ben sonuca odaklandım. Sonuca varmak için yaşıyordum.

Bu sonun senin sonunla aynı olması ise bana daha çok cesaret veriyordu.

Vurun diyordum. Daha fazla vurun. Çünkü bir gün hak, hukuk tecelli edecek adalet yerini bulacaktı.

Her ne kadar senin ucuzcu numaraların beni yerden yere vursa da, ben pahalı bir adam olmadığım için tercihim her zaman ucuz olmuştur.

İşte görüyorsun, hayatın bedeli ucuzcuların elinde.

Maddenin olmadığı yer de ise neyin ucuz olacağı bellidir.

O zaman anlayacaksın kim ucuzcu kim ucuz.

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir