Umutlarımı ve ümitlerimi bıraktım sana artık çalamayacaksın.

Çocuktum; düşünemedim sadece oynamak geliyordu içimden özgürce sokaklarda kuşlarla birlikte.

Hep kuşların ne kadar özgür olduğunu düşünmüştüm.

Kazanmayı ise gazoz kapakları ile denedim.

Hayallerimi kuru çamurlu zemine pes oynayarak çiziyordum.

Kapaklı yılan oyununda ise hep hayatta takip edeceğim yollar vardı.

Birazcık büyüdüğümde ise yalanlarla tanışmaya başladım.

Gençliğimde sokaklar benimdir diyordum.

İlk sigarayı ikram edene çok isyan etmiştim.

İlk alkolü içirene ise hep düşman olarak baktım.

Evden kaçtığımda ise tüm özgürlükler benim olacak sandım.

Gençliğim, insanları tanımakla geçti. Hiç bir umut ve ümit ekemedim.

Çünkü yaşamak, özgürce nefes almak benim için zaten bir umuttu. Ama ümitlerim vardı…

Ümitlerimi ekiyordum geleceğime ve geleceğimize.

Henüz seninle tanışmamıştım.

Seninle tanıştığım gün ümitlerimi ve hayallerimi kaybetmeye başladım.

Olgunluğum senin hayatımı neden çaldığını anlamakla geçti.

Her çalmanda ben biraz daha yaşlandım.

Her darbende ben biraz daha hayatımı kaybettim.

Ben sadece her insan gibi geleceğe ümitlerimi ve umutlarımı ekmek istemiştim.

Sense tüm toprakları parsellemiş o yetmezmiş gibi tohumlarımı çalmıştın.

Sendin ümitlerimi ve umutlarımı çalan.

Sana bırakıyorum kalan ümit ve umutlarımı artık çalamayacaksın.

Hoşçakal…

MAG’ün Hayata Bakış Açısı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir