Yavaş yavaş zombileştiriliyoruz.

Siz sanal gündemlerle meşgul olurken, birileri gökyüzünü ilaçlayarak güneşin önünü kapatıyor. Siz aptalca fikirler üretirken, birileri sizin geleceğiniz ile ilgili planlar hazırlıyor.

Şu kafanızı yere eğmeyi bırakıp da gökyüzüne baksanız, soluk aldığınız havanın nasıl ilaçlandığını göreceksiniz. Gördüğünüzde kendinize bazı soruları sormaktan geri kalmayacaksınız.

– Kimler havayı neden ilaçlıyor?
– Bu jetleri yada uçakları kimler kullanıyor?
– Bunlar nereden kalkıyorlar ve nereye iniyorlar?
– İlaçlar nereden dolduruluyor?
– Neden güneşin önünde sürekli sorti yapılıyor?
– Bu jetlerin veya uçakların mesafesi nedir?
– Bizi yönetenler neden bununla ilgili halka açıklama yapmıyorlar veya bilgi veriyorlar.

Uyuyorsunuz, uyutuldunuz daha da uyutulacaksınız.

Soluk aldığınız hava değiştirilmek istenirken, siz saçma sapan gündemlerle kafanızı meşgul edip sürekli saçmalıyorsunuz.

İklim sözleşmesi nedir? Uluslara arası İklim sözleşmesinin içerikleri nelerdir? Bunların insan toplumuna açıklanması gerekirken sistemi kurup yönetenler sessiz ve derinden ilerlemeye devam ediyorlar.

Ne oldu? Hani muhafazakardınız… Ne oldu da suni bulut oluşturulmasına ve yağmur yağdırılmasına imza attınız… Allah’ın işine karışılmaz diyenler sizdiniz. Rızkınıza razı olun ve bu konuda fetvalar veren sizlerdiniz?

Yaşam olmaz ise, hayat olmaz ise, insanlık olmaz ise kusura bakmayın sizin muhafazakarlılığınızın bir anlamı da olamaz.

İnsanlığı, hayatı ve yaşamayı oluşturan bir dünya yaratılmış, sizin için özel gökyüzü tasarlanmış ve karşısına bir güneş koyulmuş. Önce bunları korumanız gerekirken, siz ne yapıyorsunuz duygu ve düşüncelerinizi yayıyorsunuz. Hatta fantazi yapıyorsunuz.

Kaybedilen hayattan önce, dünya var, nefes aldığımız bir gökyüzü var, bizi aydınlatan bize hayatı sunan bir güneş var. Kalkıp birileri dünyayı kirletiyor, havayı değiştirmeye çalışıyor, güneşin önünü kapatıyor ve siz hiç bir şey bilmiyor ve yapmıyorsunuz…Kusura bakmayın ama sizin ağzınızdan çıkan lafların ve yapacaklarınızın bir anlamı ifadesi olamaz.

Önce sahip olduğumuz dünyayı sonra nefes aldığımız havayı ve bizi analitik düşünmeye sevk eden güneşi korumalıyız. Bunlar olmadan sizin sahip olduğunuz hiçbir şeyin bir anlam ifadeniz olmayacak.

Ama diyorsanız ki ‘ben temiz olmayan bir dünyada, ilaçlanmış bir havada ve güneşsiz bir ortam da yaşarım.’

Buyrun; yaşayın o zaman nasıl olsa bu hayat sizin. Bizim mücadelemesi dışarıdan izleyebilirsiniz…Nasıl olsa sizi gereksizler listesine alacağız.

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*