Yönetmek Adaleti sağlamaktır.

Hücresel bir yaşam şekline doğru ilerlerken, kendini seçilmiş ilan edip başkalarını seçenler bu hücresel yapıyı oluşturanlardır.

Sahip olduğumuz yaşam bir hücresel yapıya dönüştürülmek üzere. Taki insan bedeninin sahip olduğu hücreler ve damarlar gibi.

Siz bunu anlayıp keşfedene kadar iş işten geçmiş olacak. Kurtuluş yolunu bulamayacaksınız ve bundan dolayı sahip olduğunuz yaşam şekline kader diyeceksiniz.

En büyük soru neden bir hücresel yapı ve neden kısıtlanmış bir hayat isteniyor? İnsanın özgürlüğünü ele geçirmek ne anlama geliyor.

İnsan özgür olduğunda ne oluyor? Tabi ki düşünmeye başlıyor. Düşünerek yargılamayı ve keşfetmeyi buluyor.

Neden yargılamak ve keşfetmek istiyor? Çünkü bir yaratıcı söz konusu ve onun yarattıkları…

Bunu keşfedenler sizin özgürlüğünüzü kısıtlamak, sizi diledikleri gibi yönetmek ve size sahip olmak istiyorlar. Bunu da kendilerini seçilmiş olarak başlattılar.

Seçilmişliklerini ise madde ile bütünleştirdiler. Sürekli para basarak ülkelere bir şekilde yolladılar. Ve orada da maddeyi güç ilan ederek kendilerini seçilmiş olarak kabul ettirdiler.

Kendilerini seçilmiş ilan ettikten sonra kendilerine itaat edecekleri seçmeye başladılar. Tabi sürekli maddeyi yani parayı güç olarak tanımladılar.

Seçilmişliğini ilan edenler kendi seçtiklerine, kendileri itaat ve biat konusunda güç verdiler.

Peki bunu dünya üzerinde nasıl gerçekleştirdiler?

Önce inancı zayıf insanları buldular. Bunlarıda ülkeler gönderdikleri ajanlarla tespit ettiler. Kimlerin maddeye değer verdiğini, kimlerin zayıf inançlı ve inancı sata bileceklerini tespit ettiler.

Daha sonra ise kendilerinin seçilmişliklerini kabul ettirdiklerine seçme izni verdiler. Ve böylece seçilmişlik zincirleme olarak devam etmeye başladı.

Seçilmişlerle kurulan bir düzen ile hayat şekillendirildi. Ve şu an bu seçilmişler ile yönetilmekteyiz.

Madde ve güç ile bütünleştirilen hayat asla adaleti sağlayamaz. Eğer güç ve madde ile adalet sağlansa idi şuan alemler üzerinde Allah’ın adaleti hakim olur sizin sağlayacağınız adaletinde bir anlam ifadesi olmazdı. Tabi ki bir zaman ilahi adalet tecelli edecektir.

Bunu seçilmişlerde çok iyi bilmektedirler. Ancak onlar beyinlerini kaybetmiş düşünmelerini ise maddeye bağlamışlardır.

Madde ve güç olmadan düşünemezler. Bize de bunu enjekte etmeye çalışmaktadırlar.

Halbuki Adem yaratılırken ona sadece düşünmesi ve bulması, daha sonra ise yargılaması için bir akıl verildi.

Allah istese idi maddeyi ve gücüde onun ile beraber yaratırdı.

Öyle olmadığına göre madde ve güç asla yönetemez ve adaleti sağlayamaz.

Gerçek yönetim adaleti sağlamaktır. Adalet asla maddeye ve güce sahip değildir. Adalet vicdandır, merhamettir, hoşgörü ve iradedir.

Onun için bizi yönetmek istiyor iseniz maddeden ayrılın ve adaleti kavrayarak yönetin.

Onun dışında bizi yönetemez ve adaleti sağlayamazsınız.

Mehmet Arkın Gürbüz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*